Site search

Son Yazılar

Son Yorumlar

Arşivler

Kategoriler

Meta

Site search

Temmuz 2014
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Haz    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Categories

Tags

Blogroll

Lütfen bir Fatiha Okuyalım

Sevabını Rasulullah efendimiz ASV ve Ehli Beyt hazeratı  başta olmak üzere Hızır. As’a hediye edip yazılarımızı okuyalım inşaallah.

Hz. Hızır’ı Görmek İçin

Bazı tecrübe edilmiş duaları ve ayetleri sizlerle paylaşıyoruz.

1)

http://www.havasforum.com/dilek-dualari/7985-hizir-s-gormek-icin-okunacak-dualar.html

‘Kenzül ulum el-mahfi’adlı eserde nakl edilmiştir ki herkim farz namazlarındn sonra (40 defa): ‘Bismillahirrahmanirrahim.Hüvelevvel vel ahira vezzahiru vel badinu vehü ve bikülli şey’in alim’.. Ayeti kelimesini okursa ayriyeten bununla beraber herkim her gün (200defa):Kafirun suresinide okursa yakın zamanda Hızır (A.S) yaşlı olarak veya rehber veya iş konusunda kendisine nasihat edici olarak görür inş.

 

2)

http://www.estanbul.com/hz-hizir-as-ile-gorusmek-icin-113193.html

 

Merecel Bahreyni Yeltekiyan…Beynehuma berzahun la yebğiyan…

Herkim bu ayeti sabah namazından sonra 35 defa okumaya devam ederse hz.HIZIR as. ile görüşür…(Kaynak; Yazma kitap)

 

3)

http://www.ruhsalenerji.gen.tr/diger-formuller/32418-hz-hizir-ile-gorusmek-icin.html

 

Bismillahirrahmanirrahim.Merecel bahreyni yeltekiyan.Beynehuma berzahun la yebğiyan (Rahman Suresi,19-20.ayetler)…meali ;19. (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.2
20. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

Havvası; Bir insan 40 gün beş vakit namazların ardından kimseyle konuşmadan bu ayetleri harfleri adeti yani 35 defa okursa,Hz.Hızır as. ile görüşür.

 

4)

http://www.havasforum.com/dilek-dualari/3118-ah-bir-hz-hizir-s-la-bulussaydim-bulusmak-mi-istiyorsun.html

Ah bir hz. Hızır a.s.la buluşsaydım!!! Buluşmak mı istiyorsun?????!!!

eh madem o kadar ısrar ediyorsun çare şu [ öyle bilmiyem kaç gün falan beklemeye de gerek yok ..emin ol hemen gelir ... ama sende de gören göz duyan kulak olsun dimi ama ] Bir hayrete düşüp ne yapacağını bilmezsen; hemen temiz bir abdest al [ mümkünse boy abdesti de al ] sonra 2 rekaat namaz kılıp her rekaaatın da 1 fatiha ve 1 YASİN oku [ ama hocam ben YASİN bilmiyorum ki yaaa!!! ama canım kardeşim güzel kardeşim sen HZ. HIZIR A.S. ı istiyormusun istemiyormusun ,istiyorum o zaman canını dişine tak gayrete gel ALLAH A.C. de sana tabiatıyla muhakkak yardım eder hemen YASİN-i şerifi okumaya başla öğren ki [ ama hocam ben öğrenene kadar...zaten sen öğrenene kadar 1000 kere gelip gider. ] o güzellikten mahrum olmayasın dimi ama…Namazdan sonra 70 kere YASİN deyip 71. cide YASİN suresini sonuna kadar oku ama her mübinde 21 kere şu mübarek duayı okuman lazımdır. YA HADİ MENİSTEHDİ EHDİLİ TERİKÜL HAYRİ İNNELLAHE YEHDİ MEN YEŞAU WE MEN YEHDİLLAHE FEHUWEL MÜHTEDİ YA HADİYÜL MUDİLLİNE EHDİNİ Selam ve dua ile

 

tarafımızdan tecrübelidir.ANCAK GERÇEK ŞEKLİYLE GELİRSE DAYANAMAZSIN BİR HAYY ÇEKTİĞİ ZAMAN ÜZERİNDEN BİN TANK GEÇİYOR GİBİ OLUYOR.DOĞRUSUNU ALLAH A.C. BİLİR DAHA FAZLA ANLATILMAZ HAKKINIZI HELAL EDİN .ULAŞIN KENDİNİZ GÖRÜN,YAŞAYIN ANLATILMAZ YAŞANIR ÇÜNKÜ Selam ve dua ile

Duası ve Virdi

Bu dua ve virdin önemi: (Haydarı Kerrar Hocamızın müsaadesiyle alıntı yapılmıştır.)
Hızır Aleyhisselamın bu duası ve virdini okumaya devam
edenlerin anlayış, zeka ve hafızaları kuvvetlenir. Allah Tealadan bir
çok lütfe mazhar olurlar ve en önemlisi ilahi tecellilere kavuşurlar
hikmeti çoktur bununla kifayet ediyoruz. Bir çok yerde Hızırın
a.s virdinin verildiğini okuma şekli ve duasının verilmediğini
gördüm bu sebepten bu yanlışlığa dur demek için bu konuyu açıyorum her
şeyin bir edebi usulü şartı vardır bunlara dikkat edilmedi mi olmaz kişi
kendini kandırır ancak. bu abdestsiz namaz kılmaya benzer böyle bir
durumda istediğiniz kadar Allah merhametlidir diyin kabul olmaz çünkü
Allah c.c namaz için abdesti şart koşmuş buda aynen bunun gibidir. Sabah
ve akşam namazlarının akabinde en az birer kere okunur en çok 21 kere
okunur ve okumanın sonunda duası okunur.Allahu Alem bissavab.

 

Allahümme kema letafte fi azametike ve gudretike dünelli duai
ve alevte bi azametike alel uzemai.(h). Ve allimte matehte erdike
keilmike ma fevga arşik. Ve kanet vesavisus suduri kel ala niyeti indeke
ve ala niyetül gavli kessirri fi ilmik.ve engade külli şeyin bi
azametik.(k). Ve hada’a külli sultanin li sultanik.ve sade emrüddünya
vel ahireti küllühü biyedik.(e). İcalli min külli hemmin ve ğammin
esbehtu ve emeseytu fihi feracen ve mehraca.allahümme inni affeke an
zünubi ve tecavüzeke an hatieti.(rr.)ve setrake ala fethi amile etmeani
en eseleke mala estecibhu minke mimma gasrute anhü fesırtu eduke aminen
ve eselüke müsebbeben sebeba fe inneke entel mühsinu ileyye ve enel
müsiiu ila nefsi.ar) Fima beyni ve beynüke tettezedu ila bini’metikve
tebeannezu ileyke bilmeasi velakinnellisegate bike hameletni alel cüreti
aleyke feudillahümme bifedlike ve ihsanike ala inneke enter
raufurrahim.

 

Virdi

La ilahe illallahul hayyül gayyum. La ilahe illallahul bagid
deymum. La ilahe illallahu vahdehula şerikeleh. La ilahe illallahul
evvelül ahir. La ilahe illallahul zahirul batın. La ilahe illallahul
azizül cebbar. La ilahe illallahul hakimul ğaffar. La ilahe illallahus
semiul basir. La ilahe illallahul latifül habir. La ilahe illallahul
ğafuruş şekür. La ilahe illallahul vehhabül gadir. La ilahe illallahul
halimül alim. La ilahe illlallahul cevadül kerim. La ilahe
illallahul berrur rahim. La ilahe illallahul azizül hakim. La ilahe
illallahul hafizur rafiu. La ilahe illallahul hafizül müğni. La ilahe
illallahul kerimül mu’ti. La ilahe illallahul gaimuz zekiyyu. La ilahe
illallahul aliyyül behiyyü. La ilahe illallahuş şehidür ragibu. La ilahe
illallahul garibul mücib. La ilahe illallahul fettahul alim. La ilahe
illalahul vekilür rezzag. La ilahe illallahul mütekebbirul halıg.
La ilahe illallahül evvelü min aded. La ilahe illallahül
bagı bi ğayrı meded. La ilahe illallahül vedudül mecid. La ilahe
illallahül mübdiul mü’id. La ilahe illallahül fe’aalül lima yürid. La
ilahe illallahül melikül varis. La ilahe illallahül bagil bais. La ilahe
illallahül bariul musavvir. La ilahe illallahül latifül müdebbir. La
ilahe illallahüs seyyidüd deyyan. La ilahe illallahül hannanül Mennan. *
La ilahe illallahü zül fadli vel ihsan. La ilahe illallahül hadil
gaviyyu. La ilahe illallahu zül ahdil vefiyyu. La ilahe illallahül
haggul mübin. La ilahe illallahüt tevvabül mü’in. La ilahe illallahül
kebiru zül in’ami vel ihsani vel celal. La ilahe illallahü zül kerime
vel ifdal. La ilahe illallahül ferdüs samed. La ilahe illallahu leyse
lehu sahibetev vela veleda. La ilahe illallahül basitel bedi’u. La ilahe
illallahu zül hisabis seri’u. La ilahe illallahül vasi’u zül ihsan. La
ilahe illallahüs selamül mü’min. La ilahe illallahül kefilül müheymin.
La ilahe illallahül hakimül kerim. La ilahe illallahu rabbüs semavati
vel erdi ve rabbül arşil azim. Ve sallellahu ala seyyidina ve nebiyyina
muhammediv ve alihi ve sahbihi ecmei’n. Bi rahmetike ya erhamer rahimin.

Mecmuatül Ahzab 475-476- Kendi çalışmamdan

Hızır (A.S.) Kimdir ?

Aşağıdaki yazımız buradaki adresten alınmıştır.

 

Hz. HIZIR (a.s)

Hz. Mûsâ döneminde yaşamış ve peygamber olması kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir şahsiyet.

Kur’ân-ı Kerîm’de, Hızır (a.s.)’ın isminden açıkça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi’nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kıssadan “Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul…” (18/65) diye sözü edilen şahsın Hızır (a.s.) olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu şahsın Hızır olduğu açıkça belirtilmiştir (bk. Buhârî, İlm 16, 44, Tefsîru’l-Kur’ân, Tefsîru Sûrati’l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174).

Bu rivayetlere göre bir gün Hz. Mûsâ İsrâil oğulları arasında vaaz ederken ona kendisinden daha hikmet ve ilim sahibi kimsenin olup olmadığı sorulmuştu. Hz. Musâ: “Hayır, yoktur!” diye cevap verince Cenâb-ı Hak bir vahiyle Hz. Mûsâ’yâ Mecme’u'l-Bahreyn’de (iki denizin kavuşum yerinde) kullarından salih bir kul olan el-Hadır (Hızır)’ın kendisinden daha âlim olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Hz. Mûsâ hizmetinde bulunan genç bir delikanlı ile Hızır’ı bulmak üzere uzun bir yolculuğa çıktı. İkisi, iki denizin birleştiği yere ulaşınca, yolculukta yemek üzere azık olarak yanlarına aldıkları balıklarını unutmuşlardı ve balık bir delikten kayıp denizi boylamıştı. Hz. Mûsâ oradan bir süre uzaklaştıktan sonra yemek için delikanlıdan balığı çıkarmasını istediği zaman balığın denize dalıp kaybolduğunu fârkettiler. Hz. Mûsâ’nın Hızır’ı bulmasının alâmeti, bu balığın kaybolması olduğundan derhal oraya geri döndüler ve orada Hızır (a.s.)’ı buldular. Bundan sonra Hz. Mûsâ’nın Hızır ile, Kehf Sûresi 66-82. âyetlerinde anlatılan yolculuğu başladı.

Hz. Mûsâ’nın yolculuğunda azık olarak taşıdığı balığın Mecme’u'l-Bahreyn’de denize dalıp kaybolması, bazı rivayetlerde ve çeşitli İslâm milletlerinin folklorunda, bu arada Türk folklorunda da bu suyun âb-ı hayat olduğu, ölüleri bile canlandıran, içenleri ölümsüzleştiren bir hayat iksiri olduğu şeklinde izah olunmuş, burada balığın canlanıp denize dalması meselesinde bir peygamberin hayatının ve Cenâb-ı Hakk’ın kudretinin söz konusu olduğu unutulmuştur. Buna bağlı olarak, Mecme’u'l-Bahreyn bölgesinde yaşayan birisi olarak Hızır (a.s.)’a da ölümsüzlük isnâd edilmiş ve kendisine beşer üstü güçler ve yetkiler verilmiştir.

Hızır aleyhisselâma verilen ilmin mahiyetini anlayabilmek için Musa (a.s.) ile olan yolculuğunu Kur’ân-ı Kerîm kısaca şöyle anlatır: Hızır (a.s.), yolculukta karşılaşacakları olaylara Musa peygamberin sabredemeyeceğini kendisine hatırlatmış ve O’ndan sabır için söz almıştır (el-Kehf,18/66-70). Önce deniz sahilinde, yolculuk için bir gemiye binmişlerdi. Hızır (a.s.) bir balta ile gemiyi delince kaptan tamir için geri dönmek zorunda kalmıştır. Musa (a.s.) sabredemeyip şöyle demiştir: “Gemiyi, yolcularını boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” (el-Kehf; 18/71). Yolculuğun sonunda, ilk bakışta görünmeyen ve perde arkası bilgi niteliğindeki sebebi Hızır (a.s.) şöyle belirtir: “O, deldiğim gemi, denizde çalışan birkaç yoksulundu. Onu kusurlu yapmak istedim. Çünkü gemi yolculuğa devam ederse, ileride her sağlam gemiye el koyan bir kral (deniz korsanları) vardır” (el-Kehf, 18/79). Yolculuk sırasında, diğer çocuklarla oynamakta olan bir çocuğu öldürdü. Musa (a.s.): “Kısas olmadan, masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın, dedi” (el-Kehf,18/74). Küçük çocuğun bu erken yaşta vefat ettirilme sebebi Hızır (a.s.) tarafından şöyle açıklandı: “Öldürdüğüm erkek çocuğa gelince; onun anne ve babası mü’min kimselerdi. İleride onları isyan ve inkâra sürüklemesinden korktuk istedik ki, Rableri bu ölen çocuk yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametli birini versin” (el-Kehf, 18/80,81). Burada Cenâbı Hak’kın, anne-babanın hayırlı kimseler olması sebebiyle, ileride kendilerini üzecek, büyük sıkıntılara sokacak bir çocuğu erken yaşta vefat ettirip, onun yerine daha hayırlı bir evladın verilmesinin, gerçekte o aile için ” hayır” olduğuna işaret ediliyor.

Yolculuğun üçüncü merhalesi Kur’an’da şöyle anlatılır: “Musa ve salih kul yollarına devam ettiler. Sonunda bir köye varıp, halkından yiyecek istediler. Halk ise onları misafir etmek istemedi. Musa ve salih kul, orada yıkılmak üzere olan bir duvar gördüler, Salih kul hemen onu doğrultuverdi. Bunun üzerine Musa: “İsteseydin buna karşılık bir ücret alırdın, dedi. Salih kul şöyle dedi: İşte bu seninle benim aramızın ayrılması demektir. Sabredemediğin şeylerin içyüzünü sana anlatacağım” (el-Kehf, 18/77,78). Evi, ücretsiz tamir etmesini salih kul (hızır) şöyle açıklar: “Bu ev, Şehirde iki yetim çocuğun idi. Duvarın altında kendilerine ait bir hazine vardı. Bunların babaları salih bir kimseydi. Rabbin, onların rüştlerine erip, hazinelerini bizzat kendilerinin çıkarmalarını istedi. Bu Rabbinden bir rahmettir. Ben bunları kendiliğimden değil, Allâh’ın emriyle yaptım. İşte, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur” (Kehf 18/82).

Bu hikmetlerle dolu yolculuktan, insanların günlük hayatta karşılaştıkları bir takım olayların, bazan büyük felaketlerin bir görünen yüzünün bir de asıl perde arkasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bazan şer olarak görülen olayların arkasından büyük hayırların ortaya çıktığı görülmektedir. Âyet-i Kerîmelerde şöyle buyurulur: “Hoşumuza gitmediği halde, savaşmak size farz kılındı. Belki de hoşumuza gitmeyen bir şey sizin için daha hayırlıdır. belki hoşunuza giden bir şey de sizin için daha kötüdür. Allah bilir siz ise bilmezsiniz (el Bakara, 2/216). “… Eğer karılarınızdan hoşlanmıyorsanız. olabilir ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah, sizin için çok hayır takdir etmiştir. ” (en-Nîsâ, 4/19). Rasûlullah (s.a.s.), Hızır (a.s.)’ın ilmiyle ilgili olarak, gemi yolculuğu sırasındaki bir konuşmayı şöyle nakleder: “Bir serçe, denizden gagasıyla su alıp, gemiye konmuştu. Hızır (a.s.) bunu Hz. Musa’ya göstererek şöyle dedi: Allâh’ın ilmi yanında, benim ve senin ilmin, şu serçenin denizden eksilttiği su kadar bir şeydir” (Buhârî, İlm, 44, (el-Enbiyâ, 27, Tefsîru Sûre 18/2; Müslim, Fezâil, 180; Ahmet b. Hanbel, Müsned, II, 311, V, 118; bilgi için bk. İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ânı’l-Azîm, İstanbul 1985, V,172-185).

(Hamdi DÖNDÜREN Ahmet ÖNKAL)

Genel Bilgileri Şamil İslam Ansiklopedisi’nden Paylaştım yukarıda sizlerle. Şimdi 18:65 ayetini yani “İlim Verilmiş Kulu”n kimliğini Kur’an bütünlüğünde araştıralım:

18:65 Katımızdan kendisine rahmet verdiğimiz ve bilgimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.

1-Rahmet ve İlim Verilmiştir.

2-Kullardan Bir Kuldur.

1- İLİM VE RAHMET

Rahmet— 6:157 Yahut, “Bize de kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk,” da diyemezsiniz. Size Rabbinizden bir delil (beyyine), bir hidayet ve bir rahmet gelmiş bulunuyor.

Ayrıca bakınız: 7:52, 7:203, 10:57-58, 12:111, 16:64, 16:89, 17:82, 27:77

İlim—

10:93 İsrail oğullarına onurlu bir yer bağışladık ve onlara güzel rızıklar verdik. Fakat, kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düştüler. Rabbin, diriliş günü, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verecektir.

6:104 Rabbinizden size aydınlatıcı bilgiler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim.

Ayrıca Bakınız: 2:145, 3:61, 13:37

Görüldüğü üzere Rahmet ve İlim Kur’an’da Vahyi Bilgi olarak kullanılmıştır.

2- KULLARDAN BİR KUL

21:26-27 “Rahman bir çocuk edindi,” dediler. O yücedir. Oysa onlar onurlu kullardır.
Onlar O’ndan önce söz söylemezler; O’nun emirlerini ise titizlikle uygularlar.

22:75 ALLAH meleklerden ve insanlardan elçiler seçer. Elbette ALLAH İşitendir, Görendir.

Sonuç:

Kur’an Melekler ve İnsanlardan Resuller Seçer. Onlar Onurlu Kullardır. Rabbimiz Kullardan bir Kul olarak tanımladığı kişinin bundan sonraki özellikleri bizim için gaybdır. Kimse bunu bilemez. Ama elimizdeki Kur’an bilgileri bu zat’ın Musa (as)’ı eğitmek için Rabbinden Vahiy Almış İnsan ya da Melek bir Resul olduğunu göstermektedir.

Bülent Şahin Erdeğer

Copyright © iSLAMKENT, Tüm hakları saklıdır.
Yayınlanma:: 21-Feb-2007.
(29645 Okunma).